Susmaktan Yoruldum - Kelimeler Benim Sesim
Hayatın içinde öyle anlar vardır ki sessizlik artık bir kaçış değil, bir yük haline gelir. Yıllarca içimde sakladığım duygular, kelimesiz çığlıklar gibi ruhumun içinde dolaştı. Bir yanım konuşmak isterken, diğer yanım susmak zorundaymış gibi hissetti.
Ve artık biliyorum ki: Susmak en ağır yükmüş.
İnsanın içi doldukça nefesi daralır. Sanki kalp kabına sığmaz, zihnin kelimeleri yetersiz bırakır. Nice geceler oldu; herkes uyurken ben kendi içimde bir ses aradım. Dışarıya söyleyemediğim her his, içimde ağırlaştı.
Ama sonra fark ettim: Ben konuşamıyorsam, yazabilirim.
Yazdığım her cümle, içimde yıllarca beklemiş bir damlanın dışarı çıkmasıydı. Kelimelerim, içimde sıkışmış nefeslerin serbest kalışıydı. Kendimi ifade edemedikçe küçüldüğümü fark ettim. Fakat yazdıkça, göğsümdeki ağırlık hafifledi, ruhum genişledi.
Yazmak benim için artık bir kaçış değil; kendime dönüş yolculuğu.
Uzun yıllar, başkalarını kırmamak için sustum. Sessizliklerimi “güç” sandılar, oysa sustuğum her an biraz daha kayboluyordum. “Güçlü kadın böyle olur” dediler. Oysa güçlü kadın içini konuşabilendir.
Bir gün aynaya baktım ve dedim ki:
“Artık kendimi duymak istiyorum.”
Artık yazdığım her satırda kendimi daha çok görüyorum. Kelimelerim kırgın değil, özgür. Duygularımı susturmak yerine nefes aldırıyorum. Yüreğimdeki yangını, kalemimdeki suyla söndürüyorum.
Toplum bize “fazla duygusal olma”, “çok konuşma”, “içinde kalsın” demeyi öğretiyor. Ama yazarken öğrendim ki:
Duygu bir yük değildir. Susturuldukça zehre dönüşür.
Şimdi her duyguma yer açıyorum. Kızgınlık, kırgınlık, tutku, umut, merhamet… Hepsi benim. Hepsi yaşamımın parçaları.
Küçükken konuşamadığımız her cümle büyür bizle. Ama yazarken, o küçük çocuk yeniden ses bulur. Artık içimde korkan değil, ifade eden bir çocuk var.
Küçük Nurcan’a, “Ben buradayım, seni duyuyorum” diyorum.
Bazen boğazımıza düğümlenen kelimeler, yazarken özgürleşir. O yüzden kalemimi bırakmadım. Çünkü öğrendim ki:
Beden sustuğunda ruh yazmaya başlar.
Bu yolculuğun en güzel kısmı ne biliyor musunuz? Kendimi tanımak. Kalbimin sesini duymak. Ve şunu fark etmek:
Ben artık saklanmıyorum.
Ben Nurcan Arı, duygularımı yazıyla onurlandırıyorum. Kendimi ifade etmekten korkmuyorum. Kelimeler benim sesim, nefesim, yeniden doğuşum.
Bu yazıyı okuyan sen… Belki sen de çok sustun. Belki kimsenin bilmediği hisler sakladın. Artık içindekileri duymanın zamanı geldi.
Yaz.
Bir cümleyle başla istersen:
“Ben buradayım ve hissediyorum.”
Çünkü yazmak sadece ifade etmek değildir; ruhunun elini tutmaktır.
Susmak ağırdı. Yazmak hafiflik. Ve bugün biliyorum ki:
Ben sustukça içim yoruldu, yazdıkça içim iyileşti.
Kelimeler benim sesim.
Ve artık bu sesi saklamıyorum.
Aklına takılan bir şey olursa bana yazmaktan çekinme — her zaman buradayım. 😊